Mezuniyet ve ötesi

Sorgulamak, düşünmenin anahtarı

Bir hoca her zaman mezun ettiği öğrencinin işe yaradığını, iyi bir iş bulduğunu, iyi bir hayat yaşadığını görmek ister. Günün birinde, hayatın bir noktasında, orta yaşlı birinin gelip “Hocam sizin öğrencinizdim şimdi buralardayım” dediğini duymaktan daha zevkli bir şey yoktur yıllarını vermiş Muhasebe,Gıda,Pazarlama hocası için. Hemen, törende gençlere vermek üzere, ismini, adresini, telefon numarasını alır, arkasından gelenlere destek olması gerektiğini hatırlatırsınız.

Exif_JPEG_422


Ama trajedi tören sonrası bahçede başlar. Annelerle, babalarla, ninelerle, dedelerle karşılıklı bakışır ve selamlaşırsınız. Onlarla hak mahsuplaşması yapar, karşılıklı haklarınızı helal edersiniz. Gençler hocaları ile son fotoğraflarını çektirirler ve konu hayatın gerçeğine gelir.

Exif_JPEG_422

“Şimdi ne yapacağım?”

Devlet en yetkili ağızlardan herkese iş bulmak zorunda olmadığını açıkladığından umutları daha da azalmış olarak hocalarının gözlerinin içerisine bakarlar… Planlar yaparlar, acaba ne yapsak da kendimizi ispatlayıp, birey olarak hayata atılacak kadar para kazanacak iş bulsak.. 2 yıl bir anlık gibi geldi geçti. Ayrıldığın kasabaya, köye dönmemek için çırpınışlardır iş aramak.

Sevgili öğrenciler,
Üniversiteyi okudu da ne oldu dememeleri için bu iki yıllık süreyi iyi kullanmalı.
Okurken mesleğinizle ilgili alanlarla görüşmeli, cv bırakmalı, boş zamanlarınızın bir kısmını bu yerlere ayırarak tecrübe ve çevre edinmelisiniz. Diploma alınca çaldığınız kapıların, tekrar size açılmasının yolunu bulacaksınız.

Exif_JPEG_422


Hiç kimseye kimseye muhtaç olmadan, mesleğiniz ile geleceğinizi kurmanız en büyük dileğimizdir.
Hayatın içine girince göreceksiniz gerçekleri. Yaşadıkça öğreneceksiniz insana dair yalan, iftira, dolandırıcılık, arkanızdan kuyu kazanları. Ahkam kesen, nutuk atanların iç yüzlerini göreceksiniz. Yaşadıkça tanıyacaksınız, öğreneceksiniz dostunuz dan çok düşmanın olduğunu.
Kişiyle uğraşanlar değil, işiyle uğraşanlar huzurlu olur..! unutmayın.

“Büyük kafalar fikirleri, orta kafalar olayları, küçük kafalar kişileri tartışır”

Sizin kaleniz çalışmak,çalışmak, çalışmak.. Siz çalıştıkça arkanızdan kuyu kazanlar, bu kuyuları unutacaklar kendileri açtıkları kuyuya düşeceklerdir. Doğru olanı yapın, dürüst olun. İnsanları sevin,(Hepsi Allah’ın kulu diye)
Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil. size taş atanlara gül atın, atın ki insanlık görsünler. Kimseyi inancından, milliyetinden, renginden, düşüncesinden yadırgamayın. Farklılıklar bir milletin zenginliğidir. Yok yere size birilerini düşman gösterenlere iyi bakın, sorgulayın, araştırın doğru mu? yoksa, yanlış mı?… bu düşmanlıktan menfaati mi var…. düşünün. Sizi hep güldürenin yanında değil, eleştirenin, yanında olun. Arkadaşınızı, eşinizi ,dostunuzu iyi tanıyın ve sonra seçin. Kriterleriniz olsun.(Dürüst, ahlaklı, çalışkan, adil, demokrat vb.) Size bir şey kazandırmayan, hep sizden bir şeyler götürür. Neler götürdüğünü size zaman gösterecektir…

Atatürk bu milletin yetiştirdiği dahi. 7 düvele diz çöktüren. Emperyalistlerin hayallerini yer le bir eden. Kurduğu Cumhuriyetle, getirdiği yeniliklerle tüm mazlum ülkelerin umudunu yeniden kazandırmıştır. Dünyada böyle bir asker yok. Milletine yol gösteren, her yönüyle kalkındıran. Ulusal bir anlayış ile kulaktan kulağa anlatılanları bırakıp, Tarihimizi okuyunuz. Okumak gelişmek, anlamak, anlaşılmaktır, uyanık kalmaktır…
T.C. Topraklarında Ay Yıldızlı Bayrağımız..
bu milletin, sınırlarımız içindeki topluluğun bağımsızlığını temsil eder. İnsanların zihinlerindeki düşüncelerden öte, her ne olursa olsun Türk bayrağı, hem Türkiye’de yaşayan insanlar için hem de Türkiye’ye sevgi ve sempatiyle yaklaşan dost ülke insanları için güven verici bir simgedir. Biz bu bayrağın altında doğduk, büyüdük, Vatan borcumuzu ödedik. Bu bayrağın altında sonsuza dek yaşamımızı sürdüreceğiz. Çanakkale de , Sakarya da, Antep de, Kahramanmaraş ta , Sarıkamış da… Ülkenin her yerinde millet olmanın sevincini “cefada, sefada, kederde, bayramlarda” yaşadık, yaşamaya da devam edeceğiz. Havada Bulut yok bu ne dumandır, Çanakkale içinde Aynalı çarşı, Burası Muştur yolu yokuştur.,Hey onbeşli onbeşli …. türkülerini dinlediğimizde gözlerimiz doluyor, bir iç çekerek göğsümüz kabarıyorsa, biz hala aynı milletin evlatlarıyız. Hiç kimse bu ülkenin zencisi yada beyazı değildir. Çalışarak bu ülkede bir yerlere gelebilirsiniz. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi liyakat, dürüstlük, etik değerler baş tacınız olmalıdır.
Bu ülke insanları iyiliği ve geleceği için çalışan, üreten emek sarf eden, ve çalışanın da hakkını verenlere , kul hakkı yemeyenlere selam olsun.
Size karşılıksız emek verenleri “Anne, baba, Öğretmen ve arkadaşları” unutmayın. Onlardan daha iyi dost bulamayacaksınız. Elinizde varken, sefayı sürerken herkes dosttur. Cefayı çekerken dara düştüğünüzde yanınızda kalan dosttur.

Ülkemizin gelişmesinde bir tuğla da siz koyun.çalışarak, üreterek, insanları severek. Umutsuzluğa hiç bir zaman kapılmayınız.
Gününüz gününüzden farklı olsun. İnancımız gereği, İki günü aynı olan ziyandadır…

Değerli Arkadaşlar…
Aldığınız eğitim piyasada iş yapmak için size yeter. İyi bir gözlemle, kendinize yol çizecek ve işinizi yoluna koyacağınıza inanıyorum… Ayrılmak bir burukluk yaratsa da , sizleri bir yerlerde görmek bizleri mutlu edecektir. 2019 Haziran
Öğretim Görevlisi Bekir ÖZTÜRK
2006 dan bu güne mezunlar ,anılarla TERME MYO
türkülerimiz
Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı

Aslan yarim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye

Exif_JPEG_422


Gidiyom gidemiyom
Sevdim terk edemiyom
Sevdiğim pek gönüllü
Gönlünü edemiyom
Aslan yarim kız senin adın Hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi onyediye

Exif_JPEG_422


Exif_JPEG_422


Exif_JPEG_422


Exif_JPEG_422

Sarı-Siyah denince Çanakkale’de şehit düşen efsane liseliler akla gelir.

İşte İstanbul Erkek Lisesi’nin sarı siyah renklerinin hikayesi:

çanakkale Çanakkale, gelibolu yarımadasını gezmekte olan japon turist…
japonlar çocuklarını belli yaşa gelince eğitim amacıyla Hiroşima, Nagazaki ve bunları anlatan müzelere götürür. Atalarımız ….. hataları yaptı diyerek savaş ve savaş oyunlarının insanlık için ne kadar tehlikeli olduğunu ders olarak verir. Dinleyen Türk, sizin böyle çok büyük acınız var deyince, Çanakkale niz var daha da acı, daha da büyük dersler çıkarılması gereken yer der.

Exif_JPEG_422


ATAMIZIN savaş ve barışla ilgili düşünceleri…

Bir cevap yazın